İstanbul’un en riskli bölgeleri: Adı derelerle anılan semtler daha riskli

Türkiye’yi yasa boğan 6 Şubat depremlerinin ardından gözlerin çevrildiği İstanbul’da yumuşak zemin riskinin yüksek olduğu bölgelerin nereler olduğu merak konusu. İBB’nin zemin raporuna göre, eskiden adı derelerle anılan semtlerde risk yüksek.

Milliyet gazetesinden Mert İnan’ın haberine göre, 2007 ile 2009 arasında dönemin İBB yönetimi öncülüğünde Avrupa yakası güneyi ile Anadolu yakasının güneyinde tamamlanan “İstanbul Mikrobölgeleme Projesi”nde kentin güneyindeki yüksek riskli zemine sahip yerler tek tek sıralanmış. Çalışmada, zemin sıvılaşma özelliği bulunan bu alanlarda yapılaşmaya gidilmemesi, mevcut yapıların kontrolden geçirilmesi uyarısı yapılıyor.

En riskli bölgeler

Toplam 700 kilometrekarelik alanda 4 bin 364 adet mekanik sondaj çalışması ile hayata geçirilen araştırmada, sıvılaşma, heyelan ve yumuşak zemin nedeniyle en riskli bölgeler olarak; Avcılar bölgesinin kuzeyi, Haliç’in İstanbul Boğazı’na yakın kıyıları, Ayamama Deresi güzergahı, Halkalı tren istasyonu, Haramidere, Küçükçekmece gölünün kuzey kesimleri, Bakırköy, Güngören ve Gürpınar gösterilmiş.

“Şişme potansiyeli açısından Güngören formasyonu diğerlerinden daha yüksek olduğu görülmektedir. Şişme oranı ortalama yüzde 2’den büyük olan formasyonlar Güngören, Çukurçeşme ve Gürpınar formasyonlarıdır” tespitine yer verilen araştırmada, sıvılaşma riski en yüksek yerlerden birinin de Sarayburnu’ndan Unkapanı Köprüsü’ne uzanan kıyı bandı olduğuna dikkat çekilmiş:

“Büyük ölçekli bir heyelan batı Ambarlı kesiminde gözlemlenmiştir. Bir tipik heyelanda Balaban Mahallesinde gözlemlenmiştir. Bu heyelanlar halen aktiftir. Küçük ölçekli heyelanlar, doğu sahil kesimindeki dik yamaçlar boyunca gözlemlenmektedir. Sondaj sonuçları göstermektedir ki, sahil kesiminden uzaktaki yamaçlarda pek çok heyelan meydana gelmiştir. Küçükçekmece Gölü’nü ve kumsalı gören Kanarya’dan Florya’ya kadar olan alan Avcılar’daki kadar büyük olmayan küçük ölçekli heyelanlar 20 ila 30 metre yüksekliğindeki yamaçlarda gözlenmektedir. İnceleme alanında Menekşe mahallesi, Balaban mahallesi, Küçükçekmece gölü (Firuzköy) doğu yamaçlarında, Denizköşkler Mahallesinde aktif heyelanların gözlendiği alanlardır. Bu alanlar yerleşime uygun olmayan alanlar olarak değerlendirilmiştir. Bu alanlardan Avcılar Ambarlı Mahallesi için 28.06. 2005 gün ve 9109 sayılı Afete Maruz Bakanlar Kurulu kararı bulunmaktadır.”

Raporda Anadolu Yakası’na ilişkin bulgular ise şöyle sıralanıyor:

“Zemin sıvılaşması gerçekleşen alanlarda meydana gelen, büyük ölçekli oturmalar, taşıma gücü kaybı, şevlerde akmalar, yapı temellerinde meydana gelen deformasyonlar büyük mühendislik problemlerini de beraberinde getirmektedir.

İstanbul Boğazı’na ve Marmara Denizi’ne birleşen tüm dere yatakları, sahil dolguları, Sancaktepe ve Sultanbeyli ilçe merkez kısımları, Tuzla ilçesinin kuzey kısmı (Sabiha Gökçen Havalimanı doğu kısmı) ve Pendik ilçesinin kuzey kısmıları (Sabiha Gökçen Havalimanı kuzey kısmı) sıvılaşma riski taşıyan alanlar olarak tespit edilmiştir. Bu alanlar toplam 36.2 km2’lik bir yayılıma sahip olup bu miktar çalışma alanının yüzde 7.7’sine tekabül etmektedir. Sıvılaşabilir tabakanın 10 metre üstü olduğu dereler; Göksu Deresi, Küçüksu Deresi, Seyitahmet Deresi, Kurbağalı Dere, Esenyurt Deresi, Tugay Deresi, Kemiklidere Deresi ve Tuzla Deresidir. Sıvılaşabilir tabakanın 10 metre altı olduğu dereler; Bekar Dere, İstavroz Deresi, Çamaşırcı Dere, İdealtepe Deresi, Küçükyalı Deresi, Pendik Deresi ve Kaynarca Deresi’dir. Normalde sıvılaşma sonucu meydana gelecek 30 cm’lik oturmanın, yapıya herhangi bir hasar vermeyeceği bilinmektedir. Bu çalışmalar sonucu, sıvılaşma derecesi olan yerlerin çoğunda 30 cm’den fazla oturmaların olacağı sonucu çıkmıştır ve bu bölgelerde özel önlemlerin alınması gerekmektedir.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir