ABD federal yargıcı, Pence’in 6 Ocak Kongre baskını hakkında ifade vermesine hükmetti

NEW ABD Federal Mahkemesinin, eski Başkan Yardımcısı Mike Pence’in 6 Ocak 2021 Kongre baskınıyla ilgili eski Başkan Donald Trump ile aralarında geçen konuşmalar hakkında büyük jüriye ifade vermesi gerektiğine hükmettiği belirtildi.

Konuya yakın kaynakların, CNN ve ABC’ye verdiği bilgilere göre, D.C. Bölgesi Mahkemesi, eski Başkan Yardımcısı’nın, 2020 seçimlerini bozma çabalarını soruşturan büyük jüri önünde ifade vermemek için öne sürdüğü “yürütme ayrıcalığı” tezini reddetti.

Federal Yargıç James Boasberg’in, Pence’in, eski Başkan Donald Trump hakkında yürütülen “gizli belgeler” ve “6 Ocak Kongre baskını” soruşturmalarına özel yetkili uzman olarak atanan eski Başsavcı Jack Smith’in çağrısına cevap vermek zorunda olduğuna hükmettiği kaydedildi.

Diğer yandan, kararda, Pence’in 2020 Başkanlık seçimlerinin onaylanması için Senato Başkanı olarak görev yaptığı 6 Ocak’taki eylemleriyle ilgili soruları ise yanıtlamayı reddedebileceği ifade edildi.

Uzmanlar, Pence’in Yargıç Boasberg’in kararını temyize götürme hakkının bulunduğuna işaret etti.

Pence, dokunulmazlığı bulunduğunu savunmuştu

Özel Yetkili Başsavcı Smith, şubatta Pence’e, 6 Ocak Kongre baskını soruşturması kapsamında Trump ile aralarında geçen konuşmalar hakkında jüri önünde ifade vermesi için resmi çağrı göndermiş, Pence ve avukatları da Anayasa’ya göre Başkan Yardımcısı’nın göreviyle bağlantılı olarak dokunulmazlığı bulunduğunu savunmuştu.

Pence, “Biden’ın Adalet Bakanlığının büyük jüri huzurunda ifade vermem için yaptığı mahkeme çağrısıyla mücadele edeceğim çünkü bunun Anayasa’ya aykırı ve benzeri görülmemiş olduğuna inanıyorum.” ifadelerini kullanmıştı.

Trump’ın avukatları da aynı mahkemeye ayrı bir dosyayla başkan ile başkan yardımcısı arasındaki belirli iletişimi koruyan “yürütme ayrıcalığı” nedeniyle Pence’in ifadesinin sınırlanması talebiyle başvurmuştu.

Bu nedenle federal mahkemenin bu kararı, “Trump’ın hukuk ekibinin, çeşitli konularda eski ABD Başkanı’nı soruşturan büyük jürilere karşı kendisinin ifade verme çağrılarını sınırlama çabalarına yönelik son yenilgisi” olarak değerlendiriliyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir